onbirinci ayın onbirinde saat onbirde doğdum. o gün bügündür, ölüyorum.
Mayıs 29th
1:13 PM

Sarhoş Edebiyatı

“Sarhoşluk, geçici intihardır”
diyor sevgili Bertrand.
 

Ölmek ya da mutlu olmak değil arayışım.
 

Sarsılmayı arzuluyorum, zarar vermeyi
En az sürekli fışkıran tomurcukları kadar gündüzsefasının
Bulandırmayı düşlüyorum, hasta düşmüş algıları.
 

Benim devrimim başlamadan bitendir
Umutsuzluk hastalığıyla tutuşan
Kayalara çarpa çarpa
Dehşet içinde etleri yırtılan
Çamur, küf, ve kan karışımı
Renklere dahi inanmayan bir devrimdir.
 

Devrim, inandığın anda yitirmektir.
 

Tüm ağaçların, nehirlerin
Gökyüzünün, tilkiler ve böceklerin
Çiçekli çiçeksiz bütün bitkilerin her an,
Her lanet olası an tecavüz ettiği bir durgunlukla
Sevmektir.
 

Evet! Bilmeyi düşündüğüm anda kovuldum Cennet’ten
Kızgınlığa eriştim, çırılçıplak ve yabani.
 

Ölmek ya da mutlu olmayı değil
Zararı sevdim.
 

Kelimelerin anasını siktim;
Ölüm, güzel kokulu bir düştü aslında
Ve sevil, hiçten bir Tanrı.
 

Yokluğa tapındık, en az kendimiz kadar yok-olana.
Hiç-olana.
 

Sırasıyla babandı O, sonra tarihin
Vatanın, toprağın
Atalarındı tapındırıldığın
Ustaların, başkanların
Sikik Ortadoğu ve yüce İslam alemi
Güzel kadınlardı, fiyakalı oğlanlar
Sınıfına göre; nice sanatçılar, üstün meziyetli kahramanlar
Rock starları, patronlar, söz söylemiş yazarlar…
 

Ölüme giden bir yoldu aradığın
Taptığın tüm Tanrı’lar
Yoktular, en az senin kadar
İçine düşene kadar
“OL”manın”
 

Allah’ı boktan başka kılan, kahrolası dilindi sadece
-O sen bilmeden de vardı-
Ve sen bunu bilsen de bilmesen de
Asla bir yerin olmadı Cennet’te.
 

Sınırdan yoksun bir inanansın sen
Yokluğun kadar.
 

“Sarhoşluk, geçici intihardır”
diyor sevgili Bertrand.
 

Ölüm ise ebedi haz.

Çok şükür Rabbim,
Şükürler olsun sızıya…

 

Siyaha Övgü, Çağrı Erdem  

Mayıs 28th
5:16 PM
Merhaba, 29 mayısın ilk saatleri ve merhaba, hayatın dayanılırlığı;Bugün kendi doğumumun pişmanlığını, doğduğun günün huzuruyla örtüyorum.Okuduklarımı tekrar okuyor, yazdıklarını tekrar yazıyorum küçük kağıtlara.Soluduğum şey kelimelerin olduğunda, kolay nefes almak. Ve sen yazdıkça, hâlâ var bir sebep, yaşamak için.İyi ki doğdun ,iyi ki yazdın !Sen benim kafam ‘büyüme tavanı’na çarptığında üzerine koyduğum buzsun.Daha önce de söylemiştim ama;sanırım “ölümü sırtında bir çanta gibi taşıyıp yorulduğunda önce onu açan insanlar”danım. Bu yüzden o kadar çok yaz istiyorum ki, çantaya doldurduğum kelimeler unuttursun altında bir de ölüm olduğunu.
Doğum günün kutlu olsun, iyi ki’lerin en çok yakıştığı adam. İyi ki, doğdun ! -binlerce kez.-  

Merhaba, 29 mayısın ilk saatleri
ve merhaba, hayatın dayanılırlığı;
Bugün kendi doğumumun pişmanlığını, doğduğun günün huzuruyla örtüyorum.
Okuduklarımı tekrar okuyor, yazdıklarını tekrar yazıyorum küçük kağıtlara.
Soluduğum şey kelimelerin olduğunda, kolay nefes almak. Ve sen yazdıkça, hâlâ var bir sebep, yaşamak için.
İyi ki doğdun ,
iyi ki yazdın !
Sen benim kafam ‘büyüme tavanı’na çarptığında üzerine koyduğum buzsun.
Daha önce de söylemiştim ama;
sanırım “ölümü sırtında bir çanta gibi taşıyıp yorulduğunda önce onu açan insanlar”danım. Bu yüzden o kadar çok yaz istiyorum ki, çantaya doldurduğum kelimeler unuttursun altında bir de ölüm olduğunu.

Doğum günün kutlu olsun, iyi ki’lerin en çok yakıştığı adam. 
İyi ki, doğdun !
-binlerce kez.-  

4:44 PM
4:00 PM
Via
"Bütün dinlerin virüslerin salgınına çok benzer bir akıl hastalığı olduğunu düşünüyorum. Din mükemmel bir kültürel yapı. Ama bu onu gerçek yapmıyor ve beni gerçek ilgilendiriyor. Çiçek virüsü mükemmel bir virüs. İşini çok güzel yapıyor. Ama bu onun iyi olduğu, ve yok olmasını istemediğim anlamına gelmiyor."
—  Richard Dawkins (via laperdutagente)
3:35 PM
"Ben orda, akşamına orospular dadanan
Camlarında pis sinekler gezinen, ben orda
Eskimiş bir tutuşla şarabını içiyor"
—  Edip Cansever
12:59 PM
"Gözleri ise, acımasız ve katı
Gözlerini dikince yüksek yıldızlar döşeğime,
Üşüyerek büzülürüm ve görürüm dehşetle,
Kendi yüreğim kendime nasıl yabancı."
—  Kesik Esintiler, Oruç Aruoba 
12:15 PM
Oruç Aruoba

Oruç Aruoba

7:34 AM
Via
Mayıs 27th
8:05 AM
"… herşey yolundaymış gibi görünüyordu. Ve herkes görünene aldanmaya hazırdı. Çünkü görünene aldanmak hayatı dayanılır kılmanın ilk şartıydı."
—  Az, Hakan Günday
7:37 AM
Via
deranarin:

Bir bozuk saattir yüreğim hep sende durur.

deranarin:

Bir bozuk saattir yüreğim hep sende durur.